Gizli taktikler

Zaman zincirini en başa döndürüyorum yine. Aslında her gün yaptığım gibi. Herkesin şanslı olduğu zamanlar olur. Bu da benimkinin yıl dönümü. Dönüp dolaşıp geldiğim nokta. Hasta ruhumun huzur kaynağı. Elbette bu şanslı günün yenisi olsun isterdim ama olan bu kadarı. Açık ve su götürmez şekilde en mutlu günüm. Bugün sayesinde yüzüme gülümseme yerleştirebiliyorum her zaman. Biliyorum üstünden çok zaman geçti. Daha da çok geçecek gibi ama olsun varsın. her şeyin üzeri zamanla tozlanır çok çok sonra görünmez olur ya. Ben üfleyince tozlar kalkıp tüm gerçekliğiyle yine karşımda oluyo bugün. Tek başına kutlayan bir geri zekalı olmam biraz garip olsa da insan elindekiyle yetinmeli. Belki bir günü olmayanlar da olmuştur. Oysa ben durup düşündüğümde vay bee ne güzel zamanlar geçirdik diye sevinebiliyorum.
Yani aslında şu günü gizli saklı kutlamak biraz boktan. Yalnız olmak kesinlikle bağışıklığım olduğu birşey ama şu güzelim günü böyle sinsi gibi kutlamaktansa göğsümü gere gere kutlayabilmek sanki mükemmel olurdu. Bilemiyorum çok mu fazla istediğim ama sanmıyorum yine de adil gibi.

Aradan geçen zamanda doğru çok boktan hisler, zamanlar, olaylar oldu olmaya da devam eder muhtemelen. Bu boktanlıklar aslında insana farklı boyutlar kazandırıyor. Sürekli olarak mutluluğu ararken saçma sapan şeyler yapmanın aslında komik olduğunu falan fark edebiliyosun. Olay tamamen farkındalık ile ilişkili. Mutlu olmak sanki böyle illa hep masalsı şeylerin olmasını denk getirebilmek değil (ki bu günün masallardan çalınmış bir gün olması bunun dışında). Mutluluk aslında küçük küçük şeylerde. Otobüs beklerken gelen köpeği severken başka bir boyuta geçmek gibi, dijital bi sanatla uğraşırken duyduğun haz gibi, eline geçen bi gazete parçasına bir şeyler karalamak gibi,ördeğin gitse bile ve aradan çok uzun zaman geçse bile hala ilk günkü aşkından çok az bile eksik olmadığını görüp bunun nasıl mümkün olabileceğine şaşırıp kendine inanamamak sonra tekrar baştan düşünüp evet olm hakkaten imknsız gibi ama olmaya devam ediyo diyebilmek, bir şeyi yapamayıp yapamayıp çıldırırken ya şunu da şöyle yapsam bu sefer olur mu sanki ya? olur olm olur diyip yaptığında gerçekten de olması gibi. Hep böyle anlık şeyler hiç istisnasız. Öyle acılı adana dürüm gibi ruh halinden sıyrılabilince daha berrak bir hale geliyo baktıkların. işte bunlar benim muhteşem hayatta kalma taktiklerimden bazıları sevgili sayın hain vakvak. bilmiyorum iyi misin? mutlu musun? hatta artık kim oldun(oha)? ama benim hala kutlayacağım bir günüm var. Neyse ördek ben kutlamaya gidiyorum yine. Ritüeller bozulmamalı. Ayrıca merak etme aşkımız benimle birlikte ve birlikte deniz kenarında kutlamamızı yapacağız. (zaten bi deniz bide sen hayatta en sevdiğim ne var ki)

Sen de düzgün ye ayrıca bol bol su iç(en son içiyom dedin ama kesin yalandır inanmadım hiç),

Ayrıca beynim az diye şarkıyı unuttum sandın de miiiiğğ hain boklu! şarkı da burda öptüm o minik burnunu muaaaaaah

Not: Su iç dedim pislik iç şunu. Seçose iç hadi.

You may also like...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir